“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 107

çıkarmak istedim. On adım ilerdeki çeşmeye koşum. Kaşagıyı yalağın taşına koydum. Yerden kaldırabildığım en ağır bir taş bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başladım. İstanbul’dan gelen, üstelik Dadaruh’un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezdim, parçaladım. Sonra yalağın içine attım.

Babam, her sabah dişariya giderken bir kere ahıra uğrar, öteye beriye bakardı. Ben o gün gene ahırda yalnızdim. Hasan evde hizmetçimiz Pervin'le kalmıştır. Babam çeşmeye bakarken, yalağın içinde kırılmış kaşagıyı gördü; Dadaruh'a haykırdı.

-Gel buraya!

Soluğum kesilecekti, bilmem neden, çok korkmuşum. Dadaruh şaşirdı, kırılmış kaşagi ortaya çıksa, babam bunu kimin yaptığını sordu. Dadaruh,

– Bilmiyorum, dedi.

Babamin gözleri bana döndü, daha bir şey sormadan,

– Hasan dedim.

– Hasan mi?

– Evet, dün Dadaruh uyurken odaya girdi. Sandıktan aldı. Sonra yalağın taşında ezdi.

– Niye Dadaruh’a haber vermedin?

  • Uyuyordu.

  • Cajr sunu bakayim.

Çitin kapısından geçtim. Gölgeli yoldan eve doğru koşum. Hasan'ı çağirdım. Zavallının bir şeyden haberi yoktu. Koşarak arkamdan geldi. Babam pek sertti. Bir bakışından ödümüz kopardı. Hasan'a dedi ki:

– Eğer yalan söylersen seni döverim!

  • Söylemem.

– Pekālā, bu kaşagiyı niye kirdin?

Hasan, Dadaruh'un elinde duran alete şaşkin şaşkin bakti! Sonra sarı saçlı başını sarsarak,

– Ben kirmadim, dedi.

  • Yalan söyleme, diyorum.

– Ben kirmadim.

– Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok kötüdür, dedi. Hasan inkârda direndi. Babam öfkelendi. Üzerine yürüdü “Utanmaz yalancı” diye yüzüne bir tokat indirdi.

– Götür bunu eve; sakın bunu bir daha buraya sokma. Hep Pervin'le otursun! diye haykırdı.

Dadaruh, aglayan kardeşimi kucağına aldı. Çitin kapısına doğru yürüdü. Artık ahırda hep yalnız oynuyordum. Hasan evde hapsedilmişti. Annem geldikten sonra da bağışlanmadı. Fırsat düştükçe, “O yalancı” derdi babam. Hasan yediği, tokat aklına geldikçe ağlamaya başlar, güç susardı. Zavallı anneciğim benim iftira atabileceğime hiç ihtimal vermiyordu. “Aptal Dadaruh, atlara ezdirmiş olmasın?” derdi.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 107 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.