“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 128

Kazak Kızı

Kazak’ın ortaca zenginlikte, çok kalabalık iki boyu vardı. Birisine Kara Aygır ikincisine Sarman diyorlardı. Bunlar, bine yakın yılıkları, iyi tür develeri, sayısız koynuları ile Sarı Arka’nın geniş çöllerinde, beyaz çadırlar kurup, bir yayladan ikinci yaylaya kendi malları ardından rahat rahat göçüyorlardı. Şansları kötü değildi. “Ama soyumuz Cengiz’den geliyor” diye övünen bazı kabileler, son zamanlarda, yere ve suya el koyup, zorbalıklarını arttırmaya başladılar. İste sadece bu, onların canlarını sıkıyordu. Böyle giderse, iki arada şiddetli bir kavganın çıkmak korkusu ön plana çıkıyordu.

Günlerin birinde, Tiniçbay Ata'nın senesi dolunca senei devriyesini okutmak içinülkesinin büyüklerinin toplandığıbüyük bir kimiz meclisinde, uzun uzun gülüp oynadıktan sonra, zamanın ağırlığından, düşmanın cefasından yakınıp, sohbet açıldı. Laf lafi açtı, yaşlıların birisi kamçısıını oynatarak söze başladı:

– İki ülkenin büyükleri dönür oldu diye işittik, ama göz ile görmedik. Eğer bu doğruysa, yer birliğini kan bağıyla sağlamlaştırırsak hangi kötü bu iki yorda düşmanlık eder? dedi.

Bu söz, gönüldeki dileği haber şeklinde söyleyip, aracılık ediyordu. Yaşlının yerinde kinayesi, meclisin hoşuna gitti. İl ağası büyük aksakal Birimcan Ağa bunu uygun gördü:

– Naymanlar ile Dürtkaralar her iki yordu rahatsız ediyorlar, kızlarını kaçırıyorlar, yaylalarını basıyorlar, hayvanlarını sürüp götüriyorlar. Sarmanlar ile Kara Aygirların dünür olmaları, düşmanın yüreğine ateş salar, başından aklını alır, dünürlük kutlu olsun, dedi.

Başka söze yer kalmamıştı artık.

Haber bütün yaylaya yayıldı. Mutlulukları, Kazakların söylediği gibi, kucağa sığmadı. O gün söz kestiler. Bir hafta geçince, yukarıdan aşağıya at gönderip, yurdu topladılar. Kimizin bol olduğu dönem kuzunun besili zamanı, yüreklerin de hızlı hızlı çarpışvurduğu zamanlar idi. Genci, yaşlısı, delikanlısı, güzel kızları toplanışarkı, türkü söyleyip dombra çalıp at oynatıp, otuz gün oyun, kırk gün düşün yapıp, iki boy dönürlüğe el sıkıştılar.

Kalim için çok pazarlık yapıldı. Uzun süren tartışmadan sonra yüz baş canlı hayvan, dört yüz altın, iki sandık kıymetli eşyalar için anlaştılar. O günden sonra Sarsıbay küçük yaştaki kızı Karlıya, Kara Aygıların genç oğlu Kaltay'a nişanlanmış oldu. (...)

Aylar, yıllar geçer. Yeni yeni yaylalara göçerler. İki dönürün ortak noktası çok, ikramı ortak, eğlencelere beraber giderler. Sadece sözenen çocuklar, kendilerinin kayın baba, kaynalarına görünmemeye, rastlarlarsa kaçmaya, saklanmaya çalışırlar.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 128 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.