“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 30 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 30

1.2.2. Islami Dönem Türk Edebiyatı

Türk halkları edebiyatı tarihinde IX-XII yüzyıllar arasındaki İslam devri edebiyatı büyük bir öneme sahiptir. Günümüz Orta Asya ve Kazakhstan topraklarını mesken tutan Türk halklarının tarihinde sosyal gelişmenin yeni aşaması meydana gelmiştir. Bu dönemde Türk topluluğunu dünyaya tanıtan Balasagunlu Yusuf Has Hacib, Kâşgarlı Mahmut, Yüknekli Edip Ahmed, Hoca Ahmed Yesevi, Nizâmİ-i Gencevi, Kutb, Ali Şir Nevaî vb. bilge kimseler tarih sahnesine çıkmaşlardır. Farklı bir deyişle, X-XII. yüzyıllar, Türk halklarının İslam kültür ve medeniyetinin etkisiyle bilim, kültür ve sanat alanlarında geliştigi bir dönem olmuştur.

Aynı zamanda Orta Asya'daki Türk halkları da İslam medeniyetinin gelişip yaygınlaşmasına büyük katkılar sağlamışlardır. Bilim, kültür, edebiyat alanlarındaki eserler artık eskiden olduğu gibi Arapça değil, yerel halkların kendi dilinde, yani Türk dilinde yazılmaya başlamıştır.

Kahramanlıkları dillere destan olan Türkler, 250 yıl kadar bir süre sonra tekrar kendi devletini kurma imkânı elde ederler. Bunun için tüm Türk toplumu bir araya gelip yabancı Samanlıhanedanlığı (819-999) tarafından yönetilen devleti yıkarak Doğu Türkistan, Yedisu ve Maveraünnehlir topraklarının önemli bir kısmını kapsayan yeni bir devlet kurarlar. Türkler, idari yönetimi tamamen kendi ellerine geçirir. Türklerin kurduğu bu toplumsal birliğin adı, onun ilk hanı Abdülkerim Satuk Karahan'ın (915-955) adıyla anılıp tarihe “Karahanlı Devleti” (942-1212) olarak geçer. Satuk Han, Buğra Han olarak da anılmıştır. Resmî belgelerde ise “Kara Kağan (Baş Han)” veya “Tavgaç Kağan (Hanların Hanı)” adlarıyla geçer.

Ancak X-XII. yüzyıllarda uçsuz bucaksız Avrasya coğrafyasının tamamını ilgilendiren, tarihte daha önce yaşanmayan kanlı savaşlar, manevi çatışmalar yaşanıyordu. Bu savaş ve çatışmalar toprak veya mal varlığı için değil, dinli hâkimiyet için yapılan mücadele idi. Uzun yıllar devam eden savaşlarla çatışma ve tartışmalardan sonra Satuk'un oğlu Musa tahta geçer (960) ve Karahanlı Devleti'nin dini resmen İslam dini ilan edilir. Ancak çeşitli dinli görüşler arasındaki mücadele hiç durmayıp uzun yıllar devam eder.

Din çatışmalarının doruğa ulaştığı dönemde İslam dinini eskisi gibi Araplar değil, yerel Türklerin bizzat kendileri aktif bir şekilde yaygınlaştırmaya başlarlar. Yeniden kurulan Karahanlı Devleti için söz konusu tarihî dönemdeki en önemli mesele, ülkeyi yönetmenin yeni dönemin şartlarına uygun ideolojisini oluşturmaktadır. Bu ideoloji, yeni kabul edilen İslam dininin kaideleri ile şartları esasında yapılmalıydı. Tam olarak devleti yönetmenin İslam dini temelindeki sosyal ve ahlaki kurallarını belirlemek gerekiyordu.

Bu ihtiyacı karşılamak için Balasagunlu Yusuf Has Hâcip'in devleti yönetme

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 30 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.