Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79
“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 79
çalışan Hüseyin Süleyman, Türk sözü edebiyatı ürünlerini toplamanın önemli anlayan ilk bilim insanlarındandır. Topladığı sözü edebiyatın çok değerli ürünlerini “Sesler” dergisinde neşretti. Makedonya Türkleri edebiyatında uzun hikâye türünün gelişmesine büyük katkılar sağladı.
Kişinin Gözünü Toprak DoyururBir varmış, bir yokmuş. Biz dünyada henüz yokken bir balıkçı yaşıyormuş. Her günkü gibi, balıkcı o gün de kayıtına binmiş, denize açılmış / rüzgârın dinmesini beklemiş. Sonra dingin denize ağını atmış, balık avlamaya koylmuş. Bütün gün beklemiş, beklemiş ama, tek bir balık olsun avlayamamış. Üzgün üzgün evinin yolunu tutmuş.
İhtiyar balıkcı evine dönerken hep padişahın sarayı önünden geçmek zorunda kalırmış. Evine giden yol oradan geçiyormuş çünkü. O gün, sarayın önünden geçerken çok dalgınmış. Hiç farkında olmadan, yüreğinin ta derinlerinden bir «ah» çekmiş ve:
- Ne talihsiz kişivim, demiş.
O sırada padişah sarayın taraçasında bulunuyormuş. İhtiyarın içinden kopan bu «ah»i işitmiş; onu saraya getirmelerini emretmiş. Padişah, tebaası arasında hiç kimsenin kederli olmasını istemezmiş. Saray uşakları birkaç dakika sonra ihtiyar balıkçıyı yaka paça edip padişahın huzuruna getirmişler. Padişah ihtiyarı görünce:
- Az önce saray önünden geçerken, derinden bir ah çektin.
Neden?
İhtiyar balıkcı kendini toparlamış. Ünce padişaha sağlık dilemiş, sonra da başından geçenleri bir bir anlatmaya başlamış:
– Sevgili padişahım, demiş. Her günkü gibi bugün de denize, balık avlamaya çıkmaştım. Bütün gün çabaladım durdum ama, tek bir balık olsun avlayamadım, çok üzüldüm. Akşama karıma ve evlatlarına yiyecek şöyle dursun, kuru ekmek bile götüremeyeceğim.
Padişah ihtiyar balıkçıyı dinledikten sonra azıcık düşünmüş.
– Tekrar denize dön, demiş sonra da. Ağlarını at, ağlarına her ne takılacak olursa bana getir. Getireceğin şeylerin ağırlığınca altın vereceğim sana. Yalnız bir şartım var. Getireceğin şeyler benim olacaktır.
Îhtiyar balıkçı padişahın sözlerine inanmış, içine bir cesaret doğmuş, gerisin geri denize dönmüş. Bir süre önceki gibi ağını tekrar suları almış. Saatlerce beklemiş, beklemiş. Karanlık basmış, ay doğmuş, neden sonra ağırlarını toplamaya başlamış. Fakat nafile, bu defa da bir şey avlayamamış. Ağın içinden yalnız bir balık gözü çıkmaş. İhtiyar balıkcı balık gözünü almış, doğru padişahın yanına gitmiş.
– İste padişahım, üzerine afiyet, ömrüne be reket, sayende ancak şu gördüğün balık gözünü avalayıbildım, demiş.
Padişah balık gözünü görünce:
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 79 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok